Mehmet Gürci, Nişanca Mahallesi, koleksiyoncu

Hepimiz özellikle çocukluk yıllarımızda bir şeylerin koleksiyonunu yapmışızdır...

Pul koleksiyonu, kartpostal, para, futbolcu, sanatçı fotoğrafları koleksiyonu vb…

Ancak bazı koleksiyonerler var ki, bu işi sadece hobi olarak yapmıyor, hayatının bir parçası olarak görüyor ve kendilerini adeta adıyorlar.

İşte bunlardan biri de Nişanca Mahallesi’nde oturan, doğma büyüme Eyüpsultanlı 48 yaşındaki Mehmet Gürci…

Eyüpsultan Postası'nda yer alan habere göre; Yaklaşık 20 yıldır eline geçirdiği eski, nadir, tarihi ve manevi değeri yüksek olan objeleri toplayan Gürci'nin dükkanına girdiğinizde tarihin kokusunu üzerinizde hissediyorsunuz.

1850'li yıllardan 1980'li yıllara kadar radyo, pikap, tüfek, kılıç, kama, para, diploma, halı, çerçeve, fotoğraf makinası, para, ferman ve eskiye dair aklınıza ne gelirse özel anlam taşıyan birçok objeyi kendi dükkanında toplayan Mehmet Gürci, “Bu işin sonu yok” diyor.

Adım attığınız andan itibaren adeta sizleri zamanda nostaljik bir yolculuğa çıkartan bu dükkanda, yine zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz...

Padişah fermanları, Çanakkale Savaşı'ndan kalma tüfekler, kamalar, 70'li ve 80'li yıllardan kalma pikaplar, plaklar, kahve değirmenleri ile 1000'e yakın obje arasında dolaşırken çok eski yıllara gidiyorsunuz.

BU İŞİN SONU YOK”

Ben bu işe hobi olsun diye , boş vakitlerimi değerlendirmek, dinlenme amaçlı başladım ama bir kere bu işin içine girdiğinizde bir daha kendinizi kurtaramıyorsunuz” diyen Mehmet Gürci şöyle devam ediyor;

“Eşyalardaki yaşanmışlık, o evraklardaki dokunulmuşluk sizi enteresan bir şekilde içine çekiyor. Bu işin sonu yok, insan topladıkça daha fazlasını istiyor. Başta görsel duvar ve raf süsleri gibi minik objeler toplayarak işe başladım.

Daha sonra bunu çeşitlendirdim ve tablo, evrak, Osmanlı döneminden kalma gazeteler, fermanlar, diplomalar topladım. Sonra bu pikap, radyo, tüfek, kılıç diye devam etti. Şu anda 20 farklı model eski lambalı radyom var”

BELEDİYEMİZİN AÇTIĞI OSMANLICA KURSUNA GİDECEĞİM”

Özellikle Osmanlı döneminden kalma diplomaların, beratların, ferman ve telgrafların dikkatini çektiğini ve bunun için Osmanlıca öğrenmeye karar verdiğini sözlerine ekleyen Gürci şu şekilde konuşuyor;

“O dönemden kalma elimde birçok telgraf, gazete, padişahların imzaladığı beratlar var ama ne yazdığını bilmiyorsunuz. Gazeteleri arkadaşlarla resimlerina bakarak yorumlamaya çalışıyoruz. Osmanlıca öğrenmeyi çok istiyorum ama vaktim olmuyor.

Bir arkadaşım Eyüpsultan Belediyesi'nin açtığı Osmanlıca kursuna katıldı ve çok faydasını gördü. Kısmetse ben de önümüzdeki sene belediyemizin açtığı bu kursa katılmayı düşünüyorum”

BU İŞ BENDE HASTALIK OLDU”

Eşyaları internet üzerinden düzenlenen mezatlarda ve kurumsal firmaların müzayedelerinden satın alan Mehmet Gürci şunları söylüyor:

“Türkiye'nin her tarafından gelen bu eşyalar fotoğraflanıp katalog haline getiriliyor. İnternet ortamında da yayınlanan bu kataloglardan hangi eşyanın ne kadar olduğunu görüp, müzayede tarihini de takip edebiliyorsunuz Bana göre fiyatı uygun olan ürünleri seçip satın alıyorum.

Bazen de benim bu işe meraklı olduğumu bilen eş dost bana satmak için getiriyor. Ama birçoğunu bunun manevi değeri vardır, ilerde çocuklarınıza torunlarınıza bir anı kalsın diye geri çeviriyorum.

Israrcı olurlarsa karşı tarafı da tatmin edecek bir rakam verip satın alıyorum. Aslında ben ticaretle uğraşıyorum, ikinci el araba alım satımı yapıyorum. Pazar günleri araba pazarında araba satmam gerekirken müzayede var gel dedikleri zaman orada duramıyorum, bu iş bende hastalık oldu”