Çeribaşı Camii

Çeribaşı Mescidi diye de bilinir. Feshane Caddesinin Camii Kebir Caddesi ile birleştiği köşeye yakın bir yerde olup köşeden 100 adım yüründüğünde küçük bir çıkmaz sokağın sol tarafındadır. Kapısının karşısında bugün bir benzin istasyonu vardır.

Hadikat'ül-cevâmi adlı eserde şu bilgi bulunmaktadır:

"Baniyesi Zehra bint-i Abdullah Hatun'dur. Kendi dahi anda medfundur. Vakfiye tarihi 952 (1545) dir. Sultan III. Selim devrinde (1792 tarihlerinde) Halvetiye meşayihinden bir kimse bir az zaman mescidde Halveti ayini icra eylemiş idi. Sonra o dahi terk etmekle hâlâ kapalı ve haraptır. Mahallesi yoktur."

Mabedin 200 sene harap ve terkedilmiş vaziyette kaldığı anlaşılıyor.

Mescid kare planlı ve muntazam kesme taştan yapılmıştır. Alt üst pencerelidir. Minaresi sol tarafta olup küpüne kadar yıkılmıştır. Cümle kapısı çıkmaz sokak tarafındadır. Bu kapının cephe duvarında küçük bir çeşmesi vardır. Çatısı çökmüş olan mescidin hiç bir yerinde kitabesi yoktur. Cadde tarafında küçük bir haziresi vardır.

1014 (1605) tarihinde vefat eden Şah Mehmed. Lahdinin baş taşında Kelime-i tevhid, ayaktaşında ise uzun bir kitabe yazılıdır. Silindir şahidesinde uzunlamasına bir çatlak ve beton bir parmaklık arkasında kaldığından yazı okunamamaktadır.

Gitti dünyâdan meded

Gül-i gülzâr olan Mehmed Şâh

diye başlayan kitabenin altındaki rakam 1014 olarak okunabildi. Türk Edebiyatına geçmiş üç tane Mehmed Şah vardır. Fakat vefat tarihleri bununkini tutmuyor.

1174 (1760) Rukiye Monla.

Mevlevi muhibbinden ve rütbei seniyye ricalinden vüzerayı azam Hazreti kapu kethüdası Kandilli Yusuf Aziz Efendinin annesi olup 1268 (1851) de vefat eden Nefise Müşerref Kadın. Biraz ileride, Hubbi Hatun Türbesi önünde, şahidesi toprağa gömülü olarak bulunan bir Mehmed Şâh ve Yusuf Şah kızı Aiye Hanım'ın kabirleri vardır.

Halk rivayetlerine göre Demirciler Mescidi, hayır işlerinde çalışan demirci çingenelerin namaz kılmaları için yaptırılmıştır. Civarındaki "Has ahır"a bakmak da bunların görevi idi.

1993 yazında mabedin ihyasına başlanmıştır.

Kaynak: (Gezi Notu) (Hadika 1/279) (T. Öz. İst Ca. 1/47) (Si. Osm. 3/469 Aziz Yusuf Efendi) (Si. Osm. 4/139-153) (Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi 6/219)