Hoca Mehmed Rasim Efendi ismi ve Eğrikapılı lakabıyla ünlüdür. 18. yüzyıl Türk sanat âlemi içinde mümtaz bir yeri vardır. Sultan III. Ahmed ve Sultan I. Mahmud devirlerinde hattatlıkla büyük şöhret kazanan bu zatın, hat sanatındaki mahareti kadar olmamakla birlikte şiirde de kabiliyeti vardır.

Rasim Efendi, Eğrikapı’da bulunan Molla Aşkî Camii’nin imamı Yusuf Efendi’nin oğlu olup 1099 (1687/88) tarihinde caminin meşrutasında dünyaya geldi. Devhatü’lKüttab sahibi Suyolcuzade Mehmed Necib Efendi doğumuna şu tarihi düşürmüştür:

Bâdı nâmâveri irfân Mehmed Râsim
1099

Annesinin babası, yine Eğrikapı içinde Yatağan Camii imamı ve tekkenin banisi Hakikîzade Osman Efendi’nin oğlu Mustafa Efendi’dir. Babası Yusuf Efendi 1142 (1729/30) tarihinde vefat etti.

Rasim Efendi ilk tahsilini ve hat derslerini hattat olan babasından gördü. Sülüs ve nesih hattı da, babasının izniyle “üstadı pürnûr” Mirahur Camii imamı Seyyid Abdullah Efendi’den, “üstadı sarâyı âmire” Yedikuleli Emir Efendi’den öğrendi ve beş kalemde ve 18 yaşında iken 1118’de (1706/07) icazet aldı. 1126’da (1714) Şehit Ali Paşa tarafından enderun mektebi hâline getirilen Galata Saray’a meşk hocası olarak tayin edilmiştir. O sırada 27 yaşında idi. İyi bir hattat olan Sultan III. Ahmed üstad Rasim Efendi’ye sık sık ihsanlar veriyor ve onu yüceltiyordu. Bu sayede şöhret olan Rasim Efendi “Reisü’lHattâtîn” unvanını almıştır. Onun hocalığı mektebin en parlak zamanına tesadüf ettiği için çok verimli olmuştur. Bu değerli üstat mektepte pek çok sayıda talebe yetiştirdiği gibi Galata Sarayı’nın dışında da birçok yazı meraklısına hususî dersler vererek ülkeye yüzlerce hattat kazandırmıştır. Tanınmış yazı üstatlarından Ahmed bin Abdullah Efendi, Ahmed Münir Bahaüddin Efendi, Mehmed Hıfzı Efendi, Hâfız Yusuf Efendi, Mustafa bin Zeynelabidin Efendi, Karakadızade Ahmed Efendi, Arnavutzade Ahmed Efendi öğrencilerinden bazılarıdır.

Ayrıca bazı şeyhülislâmlar da ondan ders almıştır. Değerli âlim Müstakimzade Süleyman Sadedin Efendi dahi Rasim Efendi’den hat dersleri almış ve icazete nail olmuştur. Onun yetiştirdiği hattatların bir kısmı sonradan Galata Saray Mektebi’ne yazı hocası olmuşlar ve bunlar da birçok hattat yetiştirmiştir.

1150’de (1737/38) Sultan I. Mahmud devrinde ta’lik hocası Sahhaf Nur Mustafa Efendi’nin yerine Topkapı Sarayı’na nakil ile buraya hat hocası yani “kâtibi sarayı âmire” olmuştur. Buraya alınması onun evinin, 1141 (1729) senesinde çıkan Büyük Balat Yangını’nda, “bi’lkülliye” yanmasından sonra olmuştur. Çok zor durumda kalan Rasim Efendi arsası üzerine güç belâ bir ev yaptırabilmiş ve çok

borçlanmıştır. Bu durumda devrin padişahı III. Ahmed’e bir yazı yazarak merhametine sığınmışsa da 1143 (1730) yılında meydana gelen Patrona Halil İsyanı ile kendisine yardım edilememiştir.

Râsim Efendi 14 Şaban 1169 (14 Mayıs 1756) cuma günü veremden vefat etti. Kabri, Eğrikapı dışındaki mezarlıkta, Hz. Abdüssadık Âmir Türbesi’nin hemen arkasındadır. Hamzavî şahidesindeki

kitabesi en eski hulefasından Sarayı Âmire muallimi Mestçizade Ahmed Efendi‘ nin (ölm. 1174/M. 1760) Mahmud Paşa türbesi haziresi) hattı ile yazılmıştır ki şudur:

Hüv’elhayy’ülBâki
Allah subhanehu ve teala
Merhum ve mağfurü’lmuhtac
İlâ rahmeti Rabbihi’lgafur
Hattat Rasim Efendi
Kuluna ve cemi mü’minîn ve
Mü’minâta rahmet eyleye.
Elfatiha.
1169

Suyolcuzade Necib Efendi de şu tarihi düşürmüştür:

Necibâ ben de târihin sad istircâ’ ile yazdım
Edibi bezmi hatt Rasim Mehmed geçdi bu yıl âh
1169

Müstakimzade de vefatına 32 mısralı bir manzume yazmıştır, son dörtlüğü şudur:

Defterin kılsın Berâ’at gecesi defnoldu çün
Yazdığı Kur’an’ın ecriyle küşâde zü’lkerem
Levhi âfaka utarid resm ider tarihini
Râsimi üstad geçdi bâ’dehû ceffe’lkalem
1169