Ahmed Hulusi Paşa Anadoluludur. İstanbul’a gelmiş ve Babıali kalemine girmiştir. Sonra reisülküttab kesedarı olmuş ve buradan ikinci tezkirecilik görevine atanmıştır.

1238’de (1822/23) birinci tezkireci, 1239 Zilkadesinde (Temmuz 1824) Darphane emini 1240 Şevvalinde (Mayıs 1825) çavuşbaşı, 1241 Şevvalinde (Mayıs 1826) sadaret kethüdası ve yine o sene Mühimmatı Harbiye nazırı ve 23 Muharrem 1244’de (5 Ağustos 1828) vezirlik rütbesiyle sadaret kaymakamlığı gibi mühim bir mevkiye gelmiştir.

1248 Ramazanına (Ocak 1833) kadar sadrazamlar İstanbul’da olmadığından aynı makamda kalmış ve o sene sadaret mührü Rauf Paşa’ya verilmekle bu görevden ayrılmıştır. Onun kaymakamlığı döneminde Benderli Selim Sırrı Paşa, Darendeli İzzet M. Paşa gibi şahsiyetler sadrazamlık ve serdarı ekremlik yapmışlardır.

1249 Cemaziyelevvelinde (Eylül 1833) Menteşe mutasarrıfı oldu. 2 Rebiyülevvel 1252’de (17 Haziran 1836) Hariciye nazırı oldu. 6 Rebiyülevvel 1253 (10 Haziran 1837) tarihinde vefat etti. Kabri Eyüpsultan’da Feshane Caddesi üzerinde ve Ferhat Paşa Türbesi’nin sol tarafındaki büyük aile sofasındadır.

Ahmed Hulusi Paşa, Aksaray’da Molla Hüsrev Sokağı üzerinde, Şeyh Alaaddin Efendi Tekkesi avlu duvarı üzerinde, 1246 (1830/31) senesinde bir çeşme yaptırmıştır. Çeşme Zilkade 1313’de (Nisan 1896) onarılmıştır.

Paşa’nın bir hayır eseri daha vardır ki Fatih’te, Keçeciler Caddesi üzerinde bulunuyordu. Sıbyan mektebi olarak yapılan bu okul 1928 yılında karakol idi.

Ahmed Hulusi Paşa’nın zevcelerinden Mümtaz Hanım 17 Rebiyülahir 1252 (1 Ağustos 1836) tarihinde ve Paşa’dan bir sene evvel vefat ederek aynı yere gömülmüştür. Paşa’nın diğer bir zevcesinin 1247 (1831/32) tarihli şahidesi ise, Zal Paşa Caddesi üzerinde ve Afife Hatun’un harap tekkesi ortasındaki meyilli arazidedir. 1957 yılında Şehzadebaşı Camii’nden buraya nakledilmiştir. Şahidesinde Rikâbı hümayun kaymakamı devletlü Hulusi Ahmed Paşa’nın halilesi Şemsinur Kadın diye bir yazı mevcuttur.

Ahmed Hulusi Paşa’nın fesli lahdinin şahidesindeki kitabe şudur:

Efahimi vükelâyı Devleti Aliye / ve eazımı vüzerâyı saltanatı seniyyeden
/ olub sadareti uzmâ kaymakamlığıyla / kesbi temeyyüz
ederek Hariciye / Nezareti celilesinde iken irtihali / dârı beka
iden esSeyyid Ahmed Hulusi / Paşa Hazretlerinin rûhı şerifleri
içün elFatiha sene 1253 Ra fi 6

Yanındaki lahitte şu kitabe vardır:

Umurı Hariciye Nazırı / Müşiri Mükerrem /esSeyyid Ahmed Hulusi
/ Paşa Hazretleri’nin halilei/ muhteremeleri merhume / ve
mağfurünleha Mümtaz /Kadınefendi’nin ruhı şeriflerine lillahi’l-
Fatiha/ 17 R. 1252

Ahmed Hulusi Paşanın annesi, oğlundan yirmi sene sonra 7 Cemaziyelevvel 1274’de (25 Aralık 1857) vefat etmiş ve yanına gömülmüştür. Bu durumda Paşa’nın genç denilecek bir yaşta vefat

ettiği anlaşılmaktadır. Şahidesindeki kitabesi şudur:

Efahimi vükelâyı Devleti Aliyye / ve eazımı vüzerâyı saltanatı
seniyye / esbak Sadareti Uzmâ kaymakamı / mutevvefa Ahmed
Hulusi Paşa’nın / validei muhteremeleri Şerife Fatma Hanım 7
Ca. 1274

Bunun önünde Osman Hayri Paşa merhumun kızı olup genç yaşında ve 1 Ramazan 1260’da (14 Eylül 1844) vefat eden Şerife Nesibe Hanım’ın güzel şahidesi vardır.