İstanbullu’dur. Mesnevi şarihi Sarı Abdullah Efendi’den mesnevi dersleri aldı. İyi bir eğitim gördü ve İstanbul’un şiir meclislerinde yer edindi. Bir süre divanı hümayun kâtipliğinde bulundu. Daha sonra geçimini hattatlıkla sağladı.

Şiirlerinde tasavvufî söyleyiş yanında gazel tarzına olan yatkınlığı, nazire söylemedeki ustalığı ve Farsçaya olan hâkimiyeti önemlidir. Cevrî hem güzel hem seri yazdığından bir günde bin beyit yazdığı rivayet edilmektedir. 1654 yılında vefat etmiştir. Mehmed Tahir’in yazdığına göre kabri, Eğrikapı haricinde Defterdar İskelesi’ne Cemalî Tekkesi tarafından giden yolun sol tarafındadır.Ölümüne;

Cevrî’yi memnunı lutf ede Cenabı Kirdgâr
ve
Eyle Yarab Cevrî’ye firdevsi âlâda mekân

mısraları tarih düşürülmüştür. Divan, Selimname, Hilyei Çiharyarı Güzin, Melhame, Aynü’lFüyuz, Nazmı Niyaz, Halli Tahkikat başlıca eserleridir.