Şeyh Harirî Abdurrahman Efendi’nin oğludur. 26 Zilkade 1284’de (21 Mart 1868) vefat etmiştir. Kabri Eyüp’te Saçlı Abdülkadir Efendi Camii arkasında ve set üzerindedir. Sütun şeklindeki şahidesi tarik sikke kabartmalıdır. Kitabesinin tarih beyti şudur:

İrtihâli senesi bin iki yüz seksen dört
Cennet içre ide Hakk savbi Harirî ihsan
Emin, sene 1284 fi 26 Za.

Sikke kabartmalı sütun şahidesindeki nefis kitabesi imzalıdır.

Ayaktaşında da 3 Zilkade 1299’da (16 Eylül 1882) vefat eden oğlu Seyyid Mehmed Kemaleddin Efendi’nin sütun şeklinde şahidesi vardır. Üzerindeki kitabesi şudur:

Ni’meti âhiri içün bu ka’inât
Alemi ervâha olmuş şahrâh
Adem oldur ki bekâyı nâm ide
Ömrünü bîfaide kılmaz tebâh
Şeyh Kemaleddin Efendi genç iken
Hâsıl itmişti nice feyzi Allah
Halvetî ve Celveti’den feyz alıp
Merdi ârifi Kâmil idi âh âh
(Okunamadı)
Sahâifi ukbayı kıldı hankâh
İlm ü fazlı rüşdü ta yevm’ülkıyâm
Yad ola devreyledikçe mihr ü mâh
Geldi üçler söyledi târihini
Şeyh Kemaleddin Efendi göçdü vâh
3 Zilkade 1299

Seyyid Mehmed Kemaleddin Efendi 1267’de (1851) İstanbul’da doğdu. Kendisi aslen meşhur Türkmen Şeyhi ve risale sahibi Şeyh Arslan’ın dervişlerinden Şeyh Ali’nin bendesi ve Rıfai tarikinde özel şube sahibi Şeyh Burhaneddin Ebü’lHasan Aliyyü’l- Harirî’ye mensuptur.

Kemaleddin Efendi beş yaşında tahsile başlamış ve ilk eğitimini aldıktan sonra Hâfız Şakir Efendi’nin derslerine devam etmiş ve babasının vefatı üzerine bir müddet ticaretle uğraşmış ve sonra terk etmiş ve babasının şeyhi Şamlı Mehmed Enis Efendi’den Halveti sülûkunu tamamlayarak icâzet almıştır.

1286’da (1869) Haleb’e giderek 4 ay oturup Abdüllatif Buharî ile İstanbul’a avdet etmiş ve fıkıh, hadis ilimlerini tahsil ettiği gibi Kadirî icâzetini de almıştır. Şeyh Kasım Mağribi’den de Buharî okumuştur.

Kemaleddin Efendi, 1288 senesi sonlarında (Mart 1872 ortaları) İstanbul’a gelen Seyyid Muhammed Nur’u, Boyacıköyü’ndeki yalısında misafir etmiş ve ona biât ederek Melâmî olmuştur. Muhammed Nur’dan İbni Fâriz’in Kasidei Tâiyye’sini, Muhiddin’in Risalei Ahadiyye ve Fusûs’unu okumuş ve Melamî hilafetnâmesini almıştır. Sonra 1290’da (1873/74) Rumeli’ye giderek Üsküp’te Muhammed Nur’u ziyaret etmiş ve dönüşünde Selanik’te Şeyh Ali isminde bir zattan Ramazaniyye, Şeyh Salih Lütfi isimli birisinden de Sinaniye hilafeti almıştır. 1291’de (1874/75) Mısır’a gitmiş, birçok ulema ve meşayih ile görüşüp İstanbul’a dönmüştür. Mısır’dan geldikten sonra Hırkai Şerif’teki evine çekilip okumak ve irşad ile meşgul iken 32 yaşında vefat etmiştir.