Kırımî Mehmed Lâyih Efendi, Kırımlı olup müderris olmuş ve sonra İzmir kadılığına atanmıştır. 1141’de (1728/29) Edirne, 1145 Rebiyülevvelinde (Eylül 1732) Mekke mollası, 1147’de (1734/35) İstanbul kadısı yani efendisi oldu.

1153’de (1740/41) Anadolu kazaskerliği payesi ile ikinci defa İstanbul kadısı oldu. 12 Şevval 1157’de (18 Kasım 1744) bilfiil Anadolu kazaskeri oldu. 23 Zilkade 1158’de (17 Aralık 1745) senesi dolduğu için usulen azlolundu. 1159‘da (1746/47) vefat etti. Kabri, Edirnekapı Mezarlığı’nda, La’lî Çeşmesi ile Dürrizadeler Sofası arasındaki yol üzerinde meşhur kazasker ve şair Baki Efendi kabrinin sağ tarafında ve mezarlık duvarının hemen arkasındadır. Şahidesi hamzavî olup alt kısmı geniştir, bu tip mezar taşları pek enderdir. Şair Baki Efendi’nin yakınına gömülmesi, onun neslinden birinin kendisine halife olmasındandır. Hamzavî şahidesinin üzerinde;

Sabıka Anadolu kazaskeri / Kırımî Mehmed Efendi ruhu için
diye yazılıdır. Lahdinin yüzünde ise “Kimseye baki değildir” diye başlayan ve
Gel oku ihlas ile bir fatiha itme sükut
Bak hakikatle Mehmed merkadine ibret al

diye devam eden bir dörtlük yazılmıştır. Bu yazı erimektedir ve 1159 (1746/47) tarihlidir. Vefatına;

Hanei bîhimmet/1159 tarihi düşürülmüştür.

Mehmed Efendi’nin evi Otakçılar Camii civarında idi. Bu evin yolunda bulunan tarlayı vakfedip üzerine aileler için odalar ve evler yapıp yol üzerinde bugün de mevcut olan çeşmeyi yaptırmıştır ki 1148 (1735/36) yılında tamamlanmıştır. Otakçılar veya Fethi Çelebi Camii adı ile anılan mabet bugün de mevcut olup Fethi Çelebi Caddesi ile Kırımî Çeşmesi Sokağı’nın birleştiği yerdedir. Banisi yine bir Kırımlı’dır.

Mehmed Efendi bu caminin köşesine mermer bir taharet teknesi koydurmuştur ki hâlen caminin arkasındaki bahçededir. Zamanla üzerine değişik tarihli bir mermer kapak konmuştur.