Recai Efendi 1265’de (1848/49) vefat eden Ahmed Nureddin Efendi’nin oğlu olup Zilhicce 1218’de (Mart 1804) İstanbul’da dünyaya geldi. Babı âli’den yetişip Halil Rifat Paşa’ya divan kâtibi oldu. 1255’de (1839/40) amedî hulefası oldu. 1264 Rebiyülevvelinde (Şubat 1848) Esad Efendi yerine vak’anüvis yani devletin resmî tarihçisi oldu. Bu görevde iken Takvimhanei âmire müdürü oldu. Fakat içkiye düşkünlüğünden dolayı 1269 Cemaziyelahirinde (Mart 1853) her iki memuriyetten de azledilmiş, yerine Âkif Paşazade M. Nail Bey tayin olunmuştur. M. Cemaleddin, Osmanlı Tarih ve Müverrihleri adlı eserinde Recai Efendi hakkında şöyle yazmaktadır.

“Recai Efendi mevki, mal ve para gibi şeylere ehemmiyet vermeyen bir kimse idi. 1277’de (1860) Kafkasya muhacirlerinin işleri için Şeyhü’lharemi esbak Hâfız Paşa’nın riyasetinde kurulan komisyona memur oldu. Bu komisyona 3 sene kadar devam ettikten sonra 1280 (1863) tarihinde vilâyet kapı kethüdalıkları kurulmasıyla Bosna ve İşkodra vilâyetleri kapı kethüdalığına tayin olundu. Fakat yaşı

ilerlediğinden yaz ve kış oturduğu Vaniköyü’ndeki sahilhanesine çekilmiş ve burada hat sanatı ve okumakla vakit geçirmeye başlamıştır. Büyük Hocapaşa yangınında, Çemberlitaş’ta kışlık evi içindeki eşyasının, 40 seneden beri topladığı nadir kitaplarının birkaç saat içinde yanıp yok olmasına o kadar üzülmeyen Recai Efendi 1282 (1865) tarihinde oğlu Mazhar Ziyaeddin Bey’in kazaen vefatına kahrolmuştur. Nurı didesinin kitabei sengi mezarını bi’zzat tersim ve terhim itmek gibi bir vazifei elimeyi ifa için haftalarca uğraşmaktan çekinmedi.

Bu üzüntü içinde iken 1291 Muharreminde (Mart 1874) 35 senelik eşi Rabia Adviye Hanım vefat etti. Hayatta olan oğlu ve kızlarının evlenerek yanından ayrılmış bulunmalarıyla hazin bir yalnızlık içinde kaldı.

Bir akşam yemekten sonra karnında bir sancı başladı. 48 saat süren ağrılara dayanamayarak 13 Şevval 1291 (23 Kasım 1874) Pazar günü vefat etti. Hz. Hâlid Türbesi civarında imaretin karşısındaki hazirede babası Ahmed Nureddin Efendi’nin yanına gömüldü.”

Mihrişah Valide Sultan Türbesi karşısı sol tarafta, baştan beşinci sıra, beşinci pencere hizasında üçüncü kabirde medfundur.

Recai Efendi orta boylu, kırmızı yüzlü, mukavves ve kalın kaşlı idi. İri ela gözlü, büyücek burnunun ucu aşağıya meyilli idi. Vefatına dair kapı kethüdalarından ve onun akrabasından Antepli Râşid Efendi şu tarihi yazmıştır:

Ricali devletin pek müntehab
ehli kemâli
Hünermendi yegâne zatı vâlâyı
Recai
Naziri az gelir bir zat idi bezmi
cihana
Humârı hecri sersâm itdi hayfa asdikâyı
Koyub darı fenâyı eyledi rıhlet
Dirigâ yakdı nârı firkati ehli vefâyı
Mezarı ravzai cennet yeri firdevs ola hem
Cemâli hûr ile dâim bula zevk ü safayı
Recayi mağfiretle eyledim târihin imlâ
Ümmidi rahmeti Rahman idüb göçdü Recayi
Sene 1291”

Birinci sırada oğlu Mazhar Bey’in mermer sanduka lahdi var. İkinci kabir Vak’anüvis Vasıf Efendi’nindir. 29 Rebiyülahir 1265’de (25 Mart 1849) vefat eden babası Ahmed Nureddin Efendi’nin mezarı da buradadır.

Efazılı ricali devleti aliyyeden
Sabık Bosna vilâyeti
Kapı kethüdası Mehmed Recaî
Bin elHac Hâfız Ahmed Nureddin
Kuluna rahmet eyliye âmin
Lillahi Te’ala elFatiha
1291 L. 13 veladeti 1218

1282 (1865) tarihinde vefat eden Mazhar Bey’den sonra Recai Efendi’nin büyük oğlu Celâl Bey 22 Aralık 1882 tarihinde vefat etti. Kabri, Üsküdar’da Duvardibi Karakolu’nun arkasındaki aile sofasındadır.

Recai Efendi’nin üçüncü oğlu ise Recaizade Mahmud Ekrem Bey’dir. 17 Mart 1847’de doğmuş ve 31 Ocak 1913’de vefat etmiştir. Kabri Küçüksu Mezarlığı’nda oğlu Nejad’ın yanındadır. Edip şairlerimizden idi. Ercümend Ekrem Talu bu zatın oğludur.