Bir Eczane, Üç Kuşak, Bir Asrı Aşan Hikâye: Eyüpsultan Eczanesi

Eyüpsultan Belediyesi, Dünya Eczacılar Günü kapsamında 1917 yılından bu yana hizmet veren Eyüp Sultan Eczanesi’ni ziyaret etti. Eczanenin 3. kuşak temsilcisi Eczacı Ömer Lütfi Yıldız’a, Engelsiz Yaşam Merkezi öğrencilerinin el emeği ürünleri takdim edilirken, Başkan Dr. Mithat Bülent Özmen’in selamları iletildi.

Eyüpsultan Belediyesi Sosyal Hizmetler Birimi, Dünya Eczacılar Günü kapsamında ilçenin köklü eczanelerinden biri olan ve 1917 yılından bu yana hizmet veren Eyüpsultan Eczanesi’ni ziyaret etti. Ziyarette, Eyüpsultan Belediye Başkanı Dr. Mithat Bülent Özmen’in selamları iletilirken, eczanenin 3. kuşak temsilcisi Eczacı Ömer Lütfi Yıldız’a tüm eczacılar adına hediye takdim edildi.

DÜNYA ECZACILAR GÜNÜ’NDE EYÜPSULTAN ECZANESİ’NE ANLAMLI ZİYARET

Ziyarette, Eyüpsultan Belediyesi Engelsiz Yaşam Merkezi öğrencilerinin el emeği ve göz nuru ürünleri Ömer Lütfi Yıldız’a hediye edildi. Yıldız, anlamlı ziyaret ve hediyeler dolayısıyla Eyüpsultan Belediyesi’ne teşekkür etti.

73 yaşındaki Eczacı Ömer Lütfi Yıldız, baba yadigârı eczaneyi 1983 yılında emekli olan babası Namık Atlamaz’dan devralarak aile mesleğini sürdürmeye devam ediyor.

1911’DE BAŞLAYIP 1917’DE EYÜPSULTAN ECZANESİNE DÖNÜŞEN HİKAYE

Eyüp Sultan Eczanesi’nin köklü geçmişinin 1911 yılına kadar uzandığını belirten Yıldız, eczanenin hikâyesinin dedesi Hafız Eczacı Hikmet Atlamaz tarafından kurulan ilk ecza dolabıyla başladığını ifade etti.

Tıbbiye Eczacılık Mektebi’nden mezun olan Hikmet Atlamaz’ın, 1917 yılında “Eyüp Sultan Eczanesi” adıyla Eyüp Camii Kebir Mahallesi 43 numarada eczaneyi hizmete açtığını anlatan Yıldız, ailesinin eczacılık geleneğinin bugün üçüncü kuşak olarak kendisi tarafından sürdürüldüğünü söyledi.

“ATA OCAĞINI YAŞATMAK İÇİN ECZACI OLMAYA KARAR VERDİM”

Eczacılığa olan ilgisinin henüz ortaokul yıllarında başladığını belirten Yıldız, bütün öğrencilik hayatının eczanede geçtiğini ifade ederek şunları söyledi: “İdealim aslında mimar olmaktı. Mimarlığı da kazandım ama sonra ata ocağını yaşatmak için eczacı olmaya karar verdim. 1975 yılında Eczacılık Fakültesinden mezun oldum. Ben 3. nesilim, mesleğimi de severek yapıyorum.”

“BİZ ONLARI ONLAR DA BİZLERİ TANIR”

Yedi sülalesinin Eyüplü olduğunu ve ilçede yaşayan birçok kişiyi tanıdığını belirten Yıldız, eczanenin yıllar içerisinde Eyüp’te yaşayan farklı kuşakların buluştuğu bir adres haline geldiğini belirterek sözlerine şöyle devam etti: “Burası daha önceden Eyüp semtiydi, küçük bir yerdi. Sonra ilçe oldu. Gelip geçici insan çok azdır burada. Yerel insanlar yaşar. Biz onları, onlar da bizi tanır. Hep onlara hizmet verdik. Mesela içeriden birisi girdi, ‘Ömer abi, beni babam gönderdi’ diyor. Bunu söyleyen 15-16 yaşında. Hangi ilacı istediğini söylüyor. ‘Senin baban kim?’ diye soruyorum. İsmini söylüyor. ‘Ben senin dedeni de tanırdım’ deyince şaşırıyor. Ben o şekilde burada büyüdüm. Hâlâ devam ediyorum.”

“DEDEM RUHSATLI VE ONAYLİ İKİ İLAÇ ÜRETTİ”

Dedesi Hafız Eczacı Hikmet Atlamaz’ın eczacılığın yanı sıra yaptığı çalışmalarla da dönemin önemli eczacılarından biri olduğunu belirten Yıldız, Atlamaz’ın araştırmaları sonucunda ruhsatlı ve onaylı “Kinoprin” ve “Babidrin” adlı iki ilacın üretimini gerçekleştirdiğini ifade etti.

Eczacılık mesleğinin toplum sağlığındaki önemine de dikkat çeken Yıldız, sözlerini şöyle sürdürdü: “Maalesef mesleğimizin değerini yaşayamıyoruz. Başbakanlık da yapmış Sadi Irmak hocamın çok güzel bir sözü vardır: ‘Türkiye’de hastalanan insan ilk eczaneye gelir. Eczacıdan bilgi alır, eczacı ona yol gösterir ya da yardım eder.’ İşte böyle bir mesleğin gününü kutluyoruz.”

Eyüpsultan'a Değer Katan Markalarımız

Whatsapp
Whatsapp İletişim