Eyüpsultan'da İstanbul'un Fethi Ve Fatih paneli düzenlendi

Eyüpsultan Belediyesi, İstanbul'un fethinin 569. Yıldönümünde, Kültür Konseyi Derneği işbirliğiyle “Yeni Bir Çağ: İstanbul'un Fethi Ve Fatih” isimli panel düzenledi.

Panel, Eyüpsultan Belediye Başkanı Deniz Köken ve Kültür Konseyi Derneği Başkanı Dr. Metin Eriş’in katılımıyla, Eyüpsultan Müftülük Salonu’nda gerçekleşti.

İSTANBUL’UN FETHİ İSE SIRADAN BİR OLAY DEĞİL”

Panelde açılış konuşması yapan Başkan Deniz Köken, “Fethin ruhunu doğru anlamamız lazım. Ben geçen hafta Bosna’daydım. Fatih’in ne kadar büyük deha olduğunu Bosna’yı görünce daha iyi anladım. Hristiyan bir toplumda kendini nasıl kabul ettirmiş, her köye her bucağa nasıl eserler bırakmış. 1071’de Anadolu’ya girip 1453’te İstanbul’un alınmasıyla, Anadolu bizim gerçek yurdumuz haline gelmiştir. 1453 ile beraber Anadolu gerçek bir yapıya bürünmüştür. İstanbul’un fethi ise sıradan bir olay değil, o tarihlerde İstanbul’a hakim olan dünyaya hakim oluyordu. İstanbul çok önemli. Necip Fazıl’ın da şiirinde dediği gibi ‘İstanbul benim canım; Vatanım da vatanım. İstanbul, İstanbul.’ İyi ki İstanbul’dayız.” dedi.

TÜRKLER SAHİP OLDUKLARI BÖLGELERE ADALET GETİRDİLER”

Kültür Konseyi Başkanı Eriş ise, Cahit Tanyol’un Fetih ve Fatih’i anlatan ‘Dediler kim gelecektir iki er, Biri Sultan biri Şeyh-i ekber, Biri Sultan kılığında derviş, Biri derviş kılığında Sultan, Biri devlet kuran işçi, Biri millet biri devlet’ ifadeleriyle başladığı konuşmasında şunları söyledi:

“Çok daha güzel kelimelerle Fatih’i ve fethi anlatmak mümkün ama bu kadar öz ve asıl noktalarını yakalayan Cahit Tanyol ifadeleriyle yakalamak çok kolay değil. Türk tarihi boyunca bu ifadeleri daima görmemiz mümkün. Türkler sahip oldukları bölgelerde, İstanbul’un fethinde göstermiş oldukları gibi, yüksek insani duygularla hareket etmişlerdir. Bunu çok açık bir şekilde şöyle ifade ederlermiş; ‘Buranın halkı kendi öz değerleriyle yaşayacaklar, kendi öz değerleriyle yaşarken biz onların, hukuki kurallar içerisinde, varlıklarını müdafaa ve muhafaza etmeye mümkün oldukça sahip olmak noktasındayız’. Fetih, Türk tarihinde, ismi konmasa bile, zaman dilimi içerisinde akış seyriyle hep var olan ve de yöre halklarına daima saygı gösteren, adil bir olgu.”

Dr. Metin Eriş’in başkanlığında gerçekleşen panelde Prof. Dr. Birsel Küçüksipahioğlu ‘Bizans’ın son imparatoru Xl. Konstantinos Palaiologos ve İstanbul’un fethi’, Prof. Dr. Fahrettih Başar ‘İstanbul’un Fatih’i, Fatih’in İstanbul’u’, Prof. Dr. Kazım Yetiş ‘Şiirimizde Fetih düşüncesi’ ve Prof. Dr. Necdet Yılmaz ‘Fethin gönül mimarı; Akşemsettin Hazretleri’ konularında dinleyicilere detaylı olarak bilgiler aktardılar.