İsmail Kılıçarslan: İslam matematiği diye başka bir matematik var

Eyüpsultan Belediyesi, On bir Ayın Sultanı Ramazan-ı Şerif için düzenlediği birbirinden güzel programları, sosyal medya üzerinden vatandaşlarla buluşturmaya devam ediyor.

Moderatörlüğünü Recep Demirkaynak’ın yaptığı “Eyüpsultan’da Ramazan Sohbetleri” de salı, perşembe ve cumartesi günleri sürpriz konukların katılımıyla saat 21.30’da evlerinize misafir oluyor.

Birbirinden değerli konu ve konuklarla Ramazan’ın manevi iklimini evlere taşıyan programın 20 Nisan Salı günkü konuğu ise şair, köşe yazarı ve televizyon programcısı İsmail Kılıçarslan oldu.

“İNFAK VE SADAKA TOPLUMU BÜTÜNÜYLE DÖNÜŞTÜREBİLECEK BİR İBADET BİÇİMİ”

İnfak’ın söyleşi konusu olduğu programda, “İnfak benim başat meselelerimden biri” diyen Kılıçarslan şunları söyledi:

“Hayatımızda namaz, oruç, hac gibi bireysel ve ağırlıklı olarak bedensel ibadetler var. Elbette namaz kılmak oruç tutmak ve hacca gitmek kendinle beraber başkalarını da dönüştürebildiğin bir ibadet ama en nihayetinde bunlar bireysel ibadetler. Hac da bir toplumsallık oluyor, fakat hac yolculuğu da insanın kendisine doğru yaptığı bir yolculuk. Biz, Hac yolculuğunu Kabe’ye, Hicaz’a doğru yaptığımızı zannederiz, halbuki Hacca attığımız her adımda kendimize doğru bir adım atmış oluruz. Fakat zekat ve buna bağlı olarak infak ve sadaka toplumu bütünüyle dönüştürebilecek bir ibadet biçimi.

“İSLAM’DA TOPLUMSAL EŞİTLİK, SOSYAL ADALET ÇOK GELİŞMİŞ BİR FİKİRDİR”

Kendinle birlikte neredeyse eş zamanlı olarak toplumu da dönüştürme iddiasında. Birkaç bakımdan bu dönüşüm. Birincisi Allah-u Teala’nın insanlara yazdığı rızkı senin infakın eliyle temin ediyor olması çok büyük bir nimet. Onun için alana değil verenedir derler. İkincisi, İslam’da toplumsal eşitlik, sosyal adalet fikri çok gelişmiş bir fikirdir. İslam’ın sosyal adalet teorisi, İslam dini yaşında… Ve o teorinin başat sloganı, peygamber efendimizin bir hadisi şerifi. Komşusu açken tok yatan bizden değildir. Bu bütün dünyaya teşmil edilebilecek bir sosyal adalet levhası. Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem bir hadisi şeriflerinde diyor ki ‘Cibril bana komşu haklarını o kadar anlattı ki, komşuluğu o kadar övdü ki, komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim’ diyor. Bir böyle bir komşuluk meselesi vardır dar kapsamda. Bir de dünyaya gelmiş ve aynı zaman dilimi içinde yaşıyor olmuş olmakla komşu kılınmış bütün insanlık ailesi vardır. Dolayısıyla İslam’ın sosyal adalet fikri dünyadaki hiçbir komşumuzun aç gecelemeyecek olmasını temin için gayrettir. Bu Ramazan da İHH 900 aileye Kolombiya’da kumanya dağıttı. Kolombiya’daki komşularımıza. Aynı çağda yaşıyor olmaktan kaynaklı olarak, komşu kılındığımız insanlara kumanya dağıttı.

“İSLAM MATEMATİĞİ DİYE BİR MATEMATİĞİN OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM”

Ben İslam matematiği diye başka bir matematiğin olduğunu düşünüyorum. Çıkartmak mesela eksiltmiyor, arttırıyor; toplamak mesela arttırmıyor çıkarıyor. Şöyle bir matematik, iki kişiye yeten mutlaka üç kişiye yetiyor; üç kişiye yeten mutlaka dört kişiye yetiyor. Malını azaltırsan bereketini arttırmış oluyorsun. Eskiler temizlemek der. Ramazan-ı Şeriflerin başında zekat verdim demez de daha kibar bir ifadeyle Elhamdülillah malımızı da temizledik der. Yani zekat malın kiri pası.”