Çocuklarımıza Allah'ı nasıl anlatalım?

Eyüpsultan Belediyesi’nin, Ramazan-ı Şerif ayına özel olarak düzenlediği, birbirinden değerli konuşmacıların, ses sanatçılarının konuk edildiği “Ramazan Sohbetleri” devam ediyor.

Programın bu kez konuğu Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Din Eğitimi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Emin Ay oldu.

Zal Mahmut Paşa Külliyesi’nde teravih namazı sonrası gerçekleşen programda Mehmet Emin Ay dinleyicilerle “Çocuklarımıza Allah'ı Nasıl Anlatalım?” konusunda bilgiler paylaştı.

SON YILLARDA ÇOK DAHA ÖNEMLİ DURUM HALİNE GELDİ”

Konu hakkında bir de kitap yazmış olan Mehmet Emin Ay şunları anlattı: “Çok hayati bir konu. Çocuklarımıza Allah'ı nasıl anlatma hususu son yıllarda her zamankinden çok daha önemli bir durum haline geldi. Maalesef özellikle gençlerimiz arasında deizm denilen Peygamberlik müessesesini kabul etmeyen bir anlayış, ateizm denilen bir yüce varlığa inanmayı gereksiz gören bir anlayış yaygın hale gelmeye başladı. Gençlerimiz arasında, medya aracılığıyla, modernizm denilen kutsalı olmayan bir anlayışının tezahürleri vasıtasıyla gençlerimiz arasında ilmek ilmek işleniyor. O sebeple anne babalar olarak çok önemli bir sorumluluk altındayız. Bu sorumluluk bize dinimizin yüklediği bir sorumluluk.”

ANNE BABA OLARAK EVLADIMIZA DİNİNİ ÖĞRETME SORUMLULUĞUMUZ VAR”

“ Çocuklarımıza Allah'ı nasıl anlatma hususu bizim çok iyi kavramamız, gereğine inanmamız ve anne babalar olarak, öğretmenler olarak ne icap ediyorsa yerine getirme mecburiyetimiz var. Yüce Rabbimiz bize bir Müslüman olarak, bir Mümin olarak sorumluluk yüklemiş. O sorumluluk, anne baba olarak evladımıza dinini öğretme sorumluluğu.”

KENDİMİZİ VE AİLEMİZİ CEHENNEM AZABINDAN KORUMAKLA MÜKELLEFİZ”

“Cehennem anlayışı Müslüman için varlığına iman ettiğimiz bir hakikattir. Rabbimiz Teala, cennetin ve cehennemin bize mevcudiyetini bildiriyorsa biz buna iman edenleriz. ‘Cehennemin azabından kendinizi ve ailenizi koruyunuz’ diyorsa biz bu cehennem azabından kendimizi ve ailemizi korumakla mükellefiz.”

KENDİNİZİ DÜZELTMEDEN AİLENİZİ, ÇOLUK ÇOCUĞUNUZU İRŞAD EDEMEZSİNİZ”

Peki, Yüce Rabbimiz bizim çocuklarımızı ne kadar çok sevdiğimizi bildiği halde önce ‘kendinizi’ diye hitap ederek başlıyor, sonra ailenizi zikrediyor. Bunun hikmeti ne ola ki? Bir örnekle aktaralım, uçak yolculuğu yapanlar bilirler. Kabin görevlileri yaptıkları açıklamalarda, ‘şayet kabin basıncı düşerse önünüze gelecek oksijen maskesini yüzünüze geçirip rahat nefes almaya başlayabilirsiniz’ derler. Yanınızda çocuğunuzla seyahat ediyorsanız önce kendi maskenizi sonra çocuğunuzun maskesini takmalısınız. Doğru olan budur. Ayet-i Kerime de de sanki Rabbimiz bize demek istiyor ki ‘Siz kendinizi salih bir kişi haline getirmeden ailenizi, çoluk çocuğunuzu ıslah edemezsiniz. Siz kendinizi düzeltmeden ailenizi, çoluk çocuğunuzu irşad edemezsiniz. Sizin bu manada iyi insanlar olmanız gerekiyor ki evladınız da iyi insan örneğini sizi görsün ve bu manada iyi yönde etkilensin.’ Sadece bu Ayet-i Kerime bile bizim için yeterlidir. Onlara bir şey anlatabilmemiz için bizim bilgili olmamız gerekiyor, onlara doğruluğu, güzelliği, iyiliği anlatabilmemiz için bizim doğru, iyi ve güzel davranış sahibi olmamız gerekiyor.

ANNE BABANIN VERMİŞ OLDUĞU EĞİTİMİ HİÇBİR OKUL, HİÇBİR SİSTEM VEREMİYOR”

Sevgili Peygamberimiz (S.A.V.) buyuruyor ki ‘Bir çocuğun anne babası üzerindeki haklarından biri de ona güzel isim vermesi ve güzel bir terbiye, eğitim imkanı sağlamasıdır.’ Bu son derece önemli bir konu, anne babanın üzerinde vazife. Binlerce eğitim kitabı yazılmış, ortaya çıkan ana fikir nedir derseniz anne babanın vermiş olduğu eğitimi hiçbir okul, hiçbir sistem, onun kadar tatlı, güzel, şefkat dolu, eğitici ve kalıcı bir şekilde veremiyor. Hiçbir kimsenin verdiği eğitimi anne babanın vermiş olduğu eğitimle kıyaslamak mümkün değildir. En kalıcı, en güzel etkileri olan eğitim budur.”

DOĞAN HER ÇOCUK FITRAT ÜZERE DÜNYAYA GELİR. EĞER ANNE BABASI MÜSLÜMAN İSELER ÇOCUK DA MÜSLÜMAN OLUR”

“Sevgili Peyramberi Zişan (S.A.V.) efendimiz yine buyuruyor ki ‘Doğan her çocuk fıtrat üzere dünyaya gelir. Onun bu hali konuşma çağına kadar devam eder. Sonra anne babası onu yahudi, hristiyan, mecusi veya müşrik yapar. Eğer anne babası Müslüman iseler çocuk da Müslüman olur.’ ‘Her doğan çocuk İslam fıtratı üzere doğar’ diye söylendiğini duymuşsunuzdur. Bu konu benim üzerinde çalıştığım yüksek lisans tezi. Araştırdım, Peygamber Efendimiz (S.A.V.) her bir Hadis-i Şerif’te sadece fıtrat kelimesinden bahsediyor. Size aktardığım Hadis-i Şerif’in son kısmında ‘Eğer anne babası Müslüman iseler çocuk da Müslüman olur.’ buyuruyor. Dolayısıyla bir çocuğun dünyaya gelirken fıtratının, yüce bir varlığa inanmaya hazır halde olduğunu anlamalıyız. Bu yüce varlığın ismini yanındaki annesi babası telkin eder. Konuşuncaya kadar zihnindeki var olan o inançla yaşayan çocuk konuşmaya başlayınca ailesi ona inandığı yüce varlığın ismini söyler.”

ÇOCUKLARINIZA İLK ÖĞRETECEĞİNİZ KELİME LAİLÂHE İLLALLAH OLSUN”

Anne babası Müslüman olan çocuk, daha doğumundan itibaren kulağına okunan ninnilerde, babasının dedesinin okuduğu ezanda Allah’ı işitir. O yavru ‘Hu Hu Hu Allah, Sen uykular ver Allah’ ninnisini duyar. Velhasıl büyükleri ona ilk olarak Allah'ın ismini öğretince Peygamberimizin (S.A.V.) ifadesi üzere o bir Müslüman olarak adımını atar, yürümeye başlar. Onun için sevgili Peygamberimiz (S.A.V.) ‘Çocuklarınıza ilk öğreteceğiniz kelime Lailâhe illallah olsun’ buyuruyor. Siz de takdir edersiniz ki, biz çocuklara La İlahe İllallah’ı öğrettiğimiz zaman çocuk ne ilahın ne manaya geldiğini bilir ne Allah'ı kavrayabilir. Ama Peygamberimiz (S.A.V.) istiyor ki ona siz bu formatı verin, günümüzün tabiriyle.”

DİLİ ALLAH’I SÖYLESİN”

“Konuşmaya başlayınca İslam'ın Tevhid inancını, bir Allah inancını o takliden de olsa söylesin. Dili Allah’ı söylesin. Duyduğu şeyler de çok önemlidir, ilk konuşmaya başladığı andan itibaren de çok önemlidir. Onun inanç hayatında bunları bizim mutlaka önemsememiz gereklidir. Siz bunu öğretince konuşmaya başlar, besmele çeker, yemek duasını öğrenir ve İslam dinine adımını atar. O zaman onun, henüz daha vasıflarını bilmediği yüce Rabbimizi tanıma bilme dönemi gelmiş demektir.”

“Çocuklarımıza Allah'ı nasıl anlatalım? Sorusunun cevabını, tamamen Rabbimizin onu yarattığı bu fıtrat üzere, onun duyguları, onun bilgi kapasitesi çerçevesinde, çocuk psikolojisinin bize verdiği bilgilere dayanarak, ayetlere ve hadislere dayanarak anlatmaya çalıştık.”