Eyüpsultan Araştırma Merkezi, EYSAM, 16 Mart şehitleri

Eyüpsultan Araştırma Merkezi (EYSAM) sohbetlerinde bu ay İstanbul'un ve Eyüpsultan'ın hafızasına kazınmış elim bir gün anıldı ve tarihimizin unutulan faciası hatırlatıldı.

13 Kasım 1918’de, 22 İngiliz, 12 Fransız, 17 İtalyan, 4 Yunan gemisi ve 6 denizaltıdan oluşan 61 parçalık İtilaf donanması Boğaz’a girerek İstanbul’u işgal etmiştir.

Bu işgalin ardından İstanbul'daki esnaf teşkilatları ve askeri kesim, böyle bir ortamda örgütlenme ihtiyacı hissetmiş, bu yönde birçok gizli gruplar kurulmuştur. Bu grupların ilki ve en önemlilerinden birisi Karakol Cemiyeti'dir.

Cemiyet, 1918 sonbaharında İttihat ve Terakki'nin önemli isimlerinden Talat Paşa'nın sağ kolu olan Kara Kemal ve Miralay Kara Vasıf Bey tarafından kurulmuştur.

İngilizler 16 Mart sabah saat 5.45’de Şehzadebaşı Direklerarası’nda bulunan, Karakol Cemiyeti'ne gece vakti bir baskın düzenleyerek silahsız askerleri şehit etmiştir.

UNUTULAN KATLİAM

İngilizlerin baskını gerçekleştirip karakolu terk etmesinden sonra, olay yerine ilk olarak Tevhid-i Efkâr gazetesi girmiş, bu kanlı eylemin kurbanlarından dört Türk şehidini fotoğraflamıştı.

Ancak işgâl altındaki İstanbul’da bu fotoğrafların yayınlanması mümkün olmadığından, fotoğraflar o sırada İstanbul’a gelen İtalyan Gazeteci Filippucci Guistiniani’ye, İtalyan gazetelerinde yayınlanması için verilmişti.

Ertesi gün Tevhid-i Efkâr gazetesi sahibi ve başyazarı Velid Ebüzziya Bey, İngilizler tarafından sorgulandığı gibi, gazetenin matbaası da birkaç kez baskına uğramış, bu sırada fotoğrafların asılları kaybolmuştu.

Fakat İtalyan gazeteci Roma’ya döndüğünde bu fotoğrafları, Osmanlı Hükümeti’nin Roma’daki gayr-ı resmi temsilcisi Galip Kemali (Söylemezoğlu) Bey’e vermişti. İtilaf Devletlerinin 2 Ekim

1923’de İstanbul’u tahliye etmesinden sonra, Tevhid-i Efkâr Gazetesi bu fotoğrafları, Büyük Türk Zaferinin ardından, İstanbul’a dönmüş bulunan Galip Kemali Bey’den istemiş ve 5 Ekim 1923’de aynı gazete tarafından yayınlanmıştı.

İNGİLİZLER'İN ALÇAKLIĞI

5 Ekim 1923’te Tevhid-i Efkâr Gazetesi’nin “İngilizlerin Hiçbir Türk’ün Ebediyen Unutmayacağı Menfur Alçaklığıbaşlığı altında, Galip Kemali Bey’in de Velid Bey’e hitaben “İngilizlerin 16 Mart’taki Alçaklığı Hakkında” kaleme aldıkları yazılarında Şehzadebaşı baskınına değinilerek, o gün karakol kapısında nöbet tutarken, İngilizlere karşı tek başına görevini yaptığı sırada şehit olan Reşadiyeli Veli oğlu Mehmed’e vurgu yapılmaktaydı.

Galip Kemali Bey “...Bir İngiliz kıta’at-ı askeriyesine tek başına karşı durarak, namus-ı milliyeyi kurtaran bu şehid-i mağfur, işte dün yani üç buçuk sene sonra şahidi olduğumuz vak’a-i nefsinde en evvel temsil eyleyen ilk kahramanımızdır. Reşadiye köyünün bu şanlı yavrusunu milletimizin unutmaması lazımdır...” derken, Tevhid-i Efkâr Gazetesi de “Ey Türk ve Müslüman bu cinayeti unutmak ve affetmek de bir cinayet olduğunu unutma!”cümlesiyle o acı günün gelecekteki anısına bir hatırlatma yapmaktaydı.

İstanbul’un işgâli sırasında yaşanan bu menfur olayın dört şehidine gelince, bunların üçü, önce Eyüpsultan’da Bahariye yolu üzerindeki mezarlığa defnedilmiş, 1947’de de Edirnekapı Şehitliği’ne nakledilerek buradaki Sakızağacı Şehitliği’ne gömülmüşlerdi.

CANLI ŞAHİTLERİ ANLATTI

İstanbul'un işgalden kurtulmasının ardından halk Türkiye'nin NATO'ya girdiği 1951 yılına kadar 16 Mart Şehitleri'ni anmak için meydanlara dökülmüştü.

EYSAM'da yapılan sohbette 16 Mart Şehitleri anmalarının canlı şahitleri o günlere dair anılarını paylaştı. Hem Eyüpsultan'ın hem de İstanbul'un hafızasına ışık tutulun sohbette 16 Mart Şehitlerinin aziz hatırası yad edildi.

Programda araştırmacı Halil Bingöl, kişisel kolleksiyonundan bilgi ve belgeleri dinleyenlerle paylaştı.

Şener Türkmenoğlu ise titiz araştırmalarla bir araya getirdiği fotoğraflarla görsel bir sunum gerçekleştirdi.