Eyüp'te Nilüfer Aydan'la Sinema Söyleşisi…

Kültür Sanat Merkezi’mizde her ay yapılan sinema söyleşilerine Eyüplüler büyük ilgi gösteriyor.

Ekim ayının “Film Gibi Sinema” etkinliğinin konuğu 80'i aşkın filmiyle dikkat çeken Yeşilçam’ın usta oyuncularından Nilüfer Aydan oldu.

Moderatörlüğünü Filmarası Dergisi Yayın Yönetmeni Suat Koçer’in yaptığı söyleşide, Nilüfer Aydan'ın sinemaya bakış açısı, filmlerinden sahneler ve anılar anlatıldı.

Suat Koçer ve izleyicilerin sorularıyla 60- 70’li yılların sinemasına değinen Nilüfer Aydan, salon filmlerinin neredeyse tarihe karıştığını söyledi.

Masum kadın rolüyle zihinlere kazınan Aydan “Ben dans ederken keşfedildim. En yoğun dönemim 60-70 arasıdır. Sinemamızda o zamanlar bir saygınlık ve hatır vardı. Yönetmen takma kirpik kullanmayın dediği zaman kullanmazdık, fakat 80’den sonra sinema sektörü büyük değişime uğradı. Kişisel kararların ön plana çıktığı bir oyunculuk yapılmaya başlandı. İçinde bulunduğumuz ikibinli yıllar ise daha sıkıntılı. Yoksul bir kadını oynayan oyuncuya bakıyorum lüks elbiselerle bu işi yapıyor. Gerçeklik gözardı ediliyor. Benim dönemimde teknik ve mali imkansızlıklar yüzünden filmin hazırlanmasını bekleyemezdik. Prova yapmaktan canımız çıkardı” dedi.

Türk Sineması’ndaki en önemli ismin Lütfü Akad olduğunu söyleyen Aydan, Lütfü Akad’ın sinemaya başlama hikayesini anlattı ve onun Türk Sinemasını Fransızlardan öğrendiğini, dolayısıyla o yıllardaki teknik sahnelerde Fransız ekolüne bolca rastlanıldığını belirtti.

Nilüfer Aydan programda yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Şimdi filmler artık vizyona girmeden patlama yapıyor. Sponsorluğundan tut reklamına kadar hepsi hazır. Biz ise (60-70 yılları) filmler çıktıktan sonra en az bir hafta beklerdik ve o filmin nasıl karşılık bulacağını ancak tahmin edebilirdik. Bir film artisti yolda yürürken bile arkasında hayran kitlesi oluşurdu. İnsanlar zamanla starlara, kahramanlara ve erotizme alıştı. Duygular, bakış açısı ve algılar çok değişti. Bizim o yıllarda bu kadar ön planda olmamızın sebebi başka bir eğlencenin olmamasıdır.”

Aydan, yeni nesil sinemada zamanın ruhunu yakalamak gerektiğini ifade ederek kendisinin de rol aldığı Hollanda’da çekilen Türk bir ailenin hikayesini anlatan filmin bittiğini hatırlattı.

Ünlü sanatçı, sinemanın emekçi yüzlerine gereken değerin verilmediğini belirterek kurdukları Film-San Vakfı hakkında bilgi verdi. Vakıf amacının Yeşilçam’ın sorun yaşayan yönetmen ve oyuncularının ihtiyacını gidermek için kurulduğunu belirterek, İkibinli yılların ekonomik gücü yüksek olan oyuncu ve yönetmenlere bu güzel projeyi görmemezlikten geldikleri, kendilerini yalnız bıraktıkları için sitem etti.

Söyleşi sonunda Nilüfer Aydan’a çiçek ve Eyüp gravürleri hediye edildi. Aydan izleyicilerle hatıra fotoğrafları çektirdi.