Kemerburgaz Kadınlar Kahvesi'nde Seminer…

"Mutlu Eşler Mutlu Çocuk Yetiştirir"

Eyüp Belediyesi ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın beraber yürüttüğü Aile ve İletişim konulu seminerlerinde bu kez “Sağlıklı Bir Evlilik İçin Yapılması Gerekenler” masaya yatırıldı.

Kemerburgazdaki Eyüp Belediyesi Kadınlar Kahvesi’nde yapılan seminerde, Uzman Psikolog Kübra Saral, Kemerburgazlı ailelere aile içi iletişimle ilgili örneklerle çözüm önerileri sundu.

Ailede yaşanan sorunların çözümüne dair karşılıklı önerilerin konuşulduğu seminerde aile mutluluğu ve çocuk eğitimi üzerinde duruldu. Mutlu bir anne ve babanın çocuklara da mutluluk aşılayacağını belirten Kübra Saral, kız çocuğunun baba, erkek çocuğunun da anneyi rol model aldıkları için eşlerin çocukların gelecekleri için mutlu ve huzurlu olmaları gerektiğini ifade etti.

Sağlıklı bir evlilikte çocukları tarafından rol model alınan anne ve babanın dikkat etmesi gereken hususları anlatan Saral "Eşler kendi huzur ve mutluluklarını korumak için çaba sarf etmeliler. Ebeveynler çocukları korumak için uyguladıkları disiplin modelleri sorun teşkil etmez fakat onlara kendi kararlarını vermek için mutlaka fırsat tanınması gerekiyor" dedi.

Hayatla Mücadele Etmeyi Unutuyoruz

Ailede yaşanan çatışmaların doğal bir durum olduğuna dikkat çeken Saral, asıl sorunun çatışmaların uzlaşma aşamasına geçilemediği zaman başladığını söyledi. Kübra Saral konuşmasına şöyle devam etti: “Çözüme odaklanmalıyız. Eşler birbiri hakkında ‘neden ben uğraşayım o uğraşsın’ dedikleri için sorunlar olduğu gibi yerinde kalıyor. Halbuki ailedeki her birey işi bir ucundan tutsa başarı kendiliğinden gelecek. Biz en yakınımızdakilerle uğraşmaktan hayatla mücadele etmeyi unutuyoruz. Sonra yıkımlar üst üste gediğinde ‘niye böyle oluyor’ diye soruyoruz kendimize ama geç kalmış oluyoruz. Eşler birbirlerini sahiplenirken ‘her şeyinle benimsin’ mantığıyla hareket ediyorlar. Bu sahiplenme mümkün değil. Çünkü herkesin kendine ait bir iç dünyası var. Geniş ailelerde ise bu sahiplenme daha büyük sorunları beraberinde getiriyor. Eşler büyükanne ve büyükbabadan beklenti içerisine girip bunu bir inatlaşmaya çevirdiğinde aile yıkımlarına kadar giden sürecin sorumluları oluyorlar…”